Ecrimisil Davası

Ecrimisil nedir?

Ecrimisil tdk’da karşılığı olmayan bir kelimedir. Ancak türkçede haksız işgal tazminatı olarak adlandırılabilir. Kabaca size ait olan bir arazinin veya taşınmaz herhangi bir mülkiyetin başkası tarafından izniniz olmadan kullanılması durumunda, bu kullanımdan doğan hakkınızın talep edileceği dava türüne ecrimisil davası denir.

Ecrimisil davası ne kadar süre içerisinde açılabilir?

Ecrimisil davası geriye dönük olarak 5 yıllık alacaklarınız için açılabilir. 5 yılı geçen sürelerdeki kullanımlar için dava hakkı düşecektir. Örneğin fındık bahçenizi 6 yıldır rızanız olmadan kullanan bir kişiye karşı her yıl için tespit edilecek payınızı almak için sadece 5 yılını hesaplayarak dava açabilirsiniz.

Ecrimisil davası hangi şartlarda açılabilir?

Mal sahibi sizseniz ve sizin bilginiz veya onayınız olmadan bu el atma oluşmuş ise dava şartı tamamlanmış demektir. Sadece bundan ibaret değil tabiki; Diğer ecrimisil şartları : Size ait olan bir taşınırı da haksız olarak veya rızanız dışında kullanan kişiye ecrimisil davası açabilirsiniz. Örnek olarak bir makinayı izinsiz veya rızanız dışında kullanan bir kişiye son 5 yıllık tazminatının hesaplanarak ödenmesi için ecrimisil davası açılabilir.

Ecrimisil davası örnek olayları:

Size ait bir tarlaya veya arsaya birinin ev yapması, yine arazinizi başka bir amaçla birinin kullanması, Size ait olan ve kiraya verdiğiniz bir evin veya herhangi bir taşınmazın süresi dolmasına rağmen sözleşmeyi yenilemeden kullanması v.s..

Ecrimisil davası:

Ecrimisil davası yukarıda belirttiğimiz gibi size ait bir malın, taşınırın veya taşınmazın rızanız dışında başkaları tarafından kullanılması sonucu uğramış oldğunuz zararın tazmin edilmesi için açılan davadır. Burada önemli olan davayı açacak kişinin mal sahibi olması ve davayı açtığınız davalının hukuken iyi niyetli olmamasıdır.

Ecrimisil davasında tazminat nasıl hesaplanır?

Ecrimisil davalarında tazminatın hesaplama usulü, haksız olarak kullanılan taşınır veya taşınmaz’ın kullanımından oluşacak gelirin hesaplaması ile bulunur.

Ecrimisil davası nasıl açılır?

Ecrimisil davası açabilmeniz için öncelikle haksız olarak taşınırınızı kullanan veya taşınmazınızı kullanan kişiye ihtar çekmeniz gerekmektedir.

Ecrimisil görevli mahkeme:

Ecrimisil de görevli mahkeme, dava açmış olduğunuz taşınırın veya taşınmazın bulunduğu yerdeki Asliye Hukuk Mahkemelerine açabilirsiniz. Mahkeme bilirkişi marifetiyle söz konusu taşınır veya taşınmaz malın kira değerlemesini tespit eder ve bu mistarı tazminata esas olarak kullanır. Yukarıda belirttiimiz gibi bu miktar geriye doğru 5 yıl için istenilebilir.

Ecrimisil zamanaşımı:

Ecrimisil davası zamanaşımı 5 yıldır. Geriye doğru 5 yıl içerisinde dava açılabildiğinden zamanışımı süreside bu süreye göre uygulanır.

Ecrimisil bedeli nedir?

Ecrimisil bedeli davaya konu taşınırın veya taşınmazın kullanılmasından doğan davacının zararına göre hesaplanır. Bilirkişiler yoluyla tespit edilir.

Ecrimisil dava dilekçesi:

Ecrimisil davası dilekçe örneğine BURADAN ulaşabilirsiniz.

Ecrimisil davası karar örneği: 

T.C.

………………..

2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO                     : 2017/…………… Esas

KARAR NO                : 2018/…………..

HAKİM                       : …………………

KATİP                        : …………………

DAVACI                     : …………………

VEKİLİ                       : …………………

DAVALI                      : …………………

DAVA                         :Elatmanın Önlenmesi

DAVA TARİHİ        : 30/05/2017

KARAR TARİHİ     : 06/06/2018

GR. KR. YZ. TR.    : 18/06/2018

Mahkememizde görülmekte bulunan Elatmanın Önlenmesi davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacının mahkememize vermiş olduğu ………………… havale tarihli dilekçesi ile: Davalının kardeşi olup maliki bulunduğu ………….. ilçesi …………. Beldesi …………… Mahallesi ………… Sokakta kain ………… ada ……… parselde kayıtlı konutunu kiracılık sıfatı olmaksızın takriben iki yıldır fuzuli işgal olarak kullandığını, davalının iki yıl öncesine kadar kardeşlik münasebetleri dolayısıyla bu konutta ikamet ederken kifayet etmeyen konutu boşaltıp teslim edeceğini söyleyip göçünü adresindeki konuta taşıdığı halde fuzuli işgaline devam ettiğini, bu hususta geçen yıl cebri ikametine devam edeceğini beyan ettiğinde, davacının beraberinde annesi, kendisi ve ev halkına tehdit ve saldırgan eylemleri ile kendisinden şikayeti ile ………… Asliye Ceza Mahkemesi’nin …………. tarih ve ………./………. karar sayılı kararı ile cezalandırıldığı halde ısrarla konutunun işgalini sürdürüp davacının ikamet ettiği alt kattaki konutun tek giriş kapısını cebri kullandığını, anılan nedenlerle konutun maliki olarak davacının korunmasına yönelik olan ecrimisil ve taşınmaza yapılan müdahalenin menine, ayrıca davalının bu haksız iki yıllık kullanımından dolayı aylık 150,00 TLden 3.600,00 TL ecrimisil talebinin kabulüne karar verilmesini talebiyle mahkememizin ………../……. esas sayılı davada davanın kısmen kabulüne dair verilen ……../………. karar sayılı ilam taraflarca temyiz edilmesi üzerine, Yargıtaya 1. Hukuk dairesinin ………… tarih ve ………… esas karar sayılı ilam ile bozularak iade edilmiş, mahkememizce ………… esas sayısı ile yargılamasına devam edilmiş ve kısmen kabulüne dair ………… tarih ve ………… esas karar sayılı ilam taraflarca yeniden temyiz edilmiş olup, Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin ……………. tarih ve …………… esas, ……………. karar sayılı ilamı ile bozularak iade edilmiş ve mahkememizce yargıtay bozma ilamına uyularak yargılamasına devam edilmiştir.

Davalı vekilinin mahkememize gönderdiği …………… havale tarihli dava dilekçesi ile; dava dilekçesinin HMKnun 119.maddesi uyarınca eksik düzenlendiğini, dava dilekçesinde davacının dayanmak istediği bütün delillerini gösterip bildirmediğini, bu delillerin dayanağı olan hukuki nedenleri de göstermediğini, müddeabihin değerinin de usulüne uygun olarak gösterilmeyip dilekçenin altına el yazısı ile harca esas değerin 3.600,00 TL olduğu notunun düşüldüğünü, bu nedenlerle dava dilekçesinin reddinin gerektiğini, dava konusu yerin tapuya kayıtlı taşınmaz üzerinde bulunan binadaki dava konusu konutun davacıya değil davalıya ait olduğunu, daha önce tarafların müşterek murisleri ………………..tarafından hazineye ait arsa üzerinden yapılan ve ………………. ikamet ettiği gecekondunun üzerinde tarafların ayrı ayrı birer konut inşa ettiklerini ve her iki tarafın da kendisine ait konutta oturmaya başladığını, ancak daha sonra binanın bulunduğu Maliye Hazinesi’ne ait arsanın Hazinece satışa çıkarılınca davacının Hazine’den gecekondunun bulunduğu arsayı müvekkilinin haberi olmadan satın aldığını, bundan sonra davalının arsa üzerinde bulunan müvekkiline ait ve müvekkilinin oturduğu konutta hak iddia ederek müvekkilini evinden çıkarmaya çalıştığını, oysa davacının dava konusu konut üzerinde ve muhtesatta hiçbir hakkı ve mülkiyet bağı bulunmadığını, bu konutun müvekkili tarafından inşa ettirildiğini, tüm gider ve işçilik ücretlerinin de müvekkili tarafından karşılandığını, davacının bu bağlamda muhtesatın maliki olmadığını, arsayı satın alınca muhtesatın da kendisine ait olduğunu zannetmekle bu nedenle müvekkiline ait konut üzerinde hak iddiasında bulunduğunu, davacının mülkiyet iddiasının samimiyetten uzak olup kötü niyete dayandığını, müvekkilinin dava konusu konutta malik sıfatıyla zilyet olup burada bu sıfatla oturduğunu, davacının kiracısı olmadığını, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Dava konusu taşınmaza ait tapu kaydı, kroki ve Maliye Hazinesi’nden ihale evrakları ile dosya kapsamına göre ilgili tüm bilgi ve belgeler ile tarafların göstermiş oldukları tüm deliller merciilerinden celp edilerek dosya içine alınmıştır.

Dava konusu taşınmaz başında ………………. tarihinde keşif yapılmış; davacı tanığı……………….ile davalı tanığı ………………. beyanlarının alımı ve bilirkişiler raporlarını dosyaya sunmuşlardır.

Dava konusu aşınmaz üzerinde ………………. tarihinde keşif yapılmış keşfe katılan bilirkişiler fen bilirkişisi ……………………..tarihli rapor ve krokisi ile, inşaat mühendisleri recep ………………… havale tarihli raporlarını ve …………… tarihli ek raporlarını dosyaya sunmuşlardır. İtiraz üzerine …………….. tarihide yeniden keşf yapılmış keşfe katılan fen bilirkişisi ………………. havale tarihli rapor ve kroki ile, İNŞAAT MÜHENDİSLERİ ………….ile ……………… havale tarihli raporlarını dosyaya sunulmuştur.

Toplanan bilgi ve belgeler ile tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde, Mahkememiz ………….Esas …………….. Karar sayılı kararı Yargıtay 1. Hukuk Dairesi’ nin …………… Esas …………….. Karar Sayılı kararı ile “… Somut olayda, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, taşınmazın dava tarihi itibariyle aylık ecrimisil bedeli belirlenerek ve TEFE artış oranı esas alınarak geriye dönük, talep edilen …………… – ……………… tarihleri arası döneme ilişkin olarak hesap yapıldığı görülmektedir.

Hal böyle olunca; yukarıdaki ilkeler doğrultusunda mahallinde yeniden keşif yapılarak ecrimisil istenilen ilk dönem başlangıç tarihi olarak baz alınmak suretiyle hesaplama yaptırılarak belirlenen ecrimisile, sonraki dönemler için bu miktara ÜFE artış oranının tamamının yansıtılması suretiyle belirlenecek ecrimisile hükmedilmesi gerekirken, bu hususları içermeyen bilirkişi raporuna itibar edilerek ve yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. ” gerekçesi ile bozularak mahkememize gönderilmiş; mahkememizce bozma ilamına uyularak yargılamaya devam edilmiştir.

Dava çaplı taşınmaza el atmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerine ilişkindir. Davalı taşınmazın kendisine ait olduğunu bu sebeple kullandığını iddia etse de dava konusu taşınmaz tapuda davacı adına kayıtlı olup; davalının haklı ve geçerli bir nedeni olmaksızın dava konusu taşınmazı kullandığı dosya kapsamı ile sabittir. Kadı ki; yukarıda bahsi geçen Yargıtay bozma ilamı ile de davalının bu yöndeki temyiz itirazları reddedilmiştir.

Ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, zilyet olmayan malikin, malik olmayan kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup, 08.03.1950 tarih 22/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır. Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira geliri karşılığı zarardır. Bu nedenle, haksız işgalden doğan normal kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan olumlu zarar ile kullanmadan kaynaklanan olumlu zarar ile malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda (olumsuz zarar) ecrimisilin kapsamını belirler. Haksız işgal, haksız eylem niteliğindedir. (YHGK’nun 25.02.2004 gün ve 2004/1-120-96 sayılı kararı) 25.05.1938 tarih ve 29/10 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ve Yargıtay’ın aynı yoldaki yerleşmiş içtihatları uyarınca ecrimisil davaları beş yıllık zamanaşımına tabi olup bu beş yıllık süre dava tarihinden geriye doğru işlemeye başlar.

Hemen belirtelim ki, ecrimisil hesabı uzmanlık gerektiren bir husus olup, taşınmazın niteliğine uygun bilirkişi marifetiyle keşif ve inceleme yapılarak ve taleple bağlı kalınarak haksız işgal tazminatı miktarı belirlenmelidir. Alınan bilirkişi raporu, somut bilgi ve belgeye dayanmalı, tarafların ve hakimin denetimine açık olmalı ve değerlendirmenin gerekçelerinin bilimsel verilere ve HMK’nın 266 vd. maddelerine uygun olarak açıklanması gereklidir.

Bu nedenle, özellikle tarım arazilerin haksız kullanımı nedeniyle ürün esasına göre talep varsa, bu konudaki resmi veriler getirtilmeli, taşınmazın bulunduğu bölgede ekilen tarım ürünlerinin neler olduğu tarım il veya ilçe müdürlüğünden sorulmalı, ekildiği bildirilen ürünlerin ecrimisil talep edilen yıllara göre birim fiyatları ve dekara verim değerleri, hal müdürlüğünden ilgili dönem için birim fiyatlar getirtilmeli, bölgede münavebeli ekim yapılıp yapılmadığı, taşınmazın nadasa bırakılıp bırakılmadığı tespit edilmelidir.

Eğer, özellikle arsa ve binalarda kira esasına göre talep varsa, taraflardan emsal kira sözleşmeleri istenmeli, gerekirse benzer nitelikli yerlerin işgal tarihindeki kira bedelleri araştırılıp, varsa emsal kira sözleşmeleri de getirtilmeli, dava konusu taşınmaz ile emsalin somut karşılaştırması yapılmalı, üstün veya eksik tarafları belirlenmelidir.

İlke olarak, kira geliri üzerinden ecrimisil belirlenmesinde, taşınmazın dava konusu ilk dönemde mevcut haliyle serbest şartlarda getirebileceği kira parası, emsal kira sözleşmeleri ile karşılaştırılarak, taşınmazın büyüklüğü, niteliği ve çevre özellikleri de nazara alınarak yöredeki rayiçe göre belirlenir. Sonraki dönemler için ecrimisil değeri ise ilk dönem için belirlenen miktara ÜFE artış oranının tamamının yansıtılması suretiyle bulunacak miktardan az olmamak üzere takdir edilir.

Somut olayımızda Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda, tarafların talebi üzerine mahallinde keşif yapılmış ve bozma ilamına uygun şekilde bilirkişi raporları alınmıştır. Yine davalı tarafça dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgeye ilişkin emsal kira sözleşmeleri dosyaya ibraz edilmiştir. Tüm dosya kapsamı ve özellikle sunulan emsal kira sözleşmeleri göz önüne alındığında dosyaya ibraz edilen…………….. havale tarihli bilirkişi raporunda, ecrimisil istenilen ilk dönem …………… başlangıç tarihi olarak baz alınmak suretiyle hesaplama yaptırılarak belirlenen ecrimisile, sonraki dönemler için ( ………..’ ye kadar) bu miktara ÜFE artış oranının tamamının yansıtılması suretiyle 2.117,33 TL ecrimisil belirlenmiş ve mahkememizce de usul ve yasaya ve yargıtay bozma ilamına uygun bilirkişi raporuna itibar edilmek sureti ile bu miktar ecrimisilin taleple bağlı kalınarak dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M :Yukarıda açıklandığı üzere,

Açılan davanın kısmen kabulü ile,

…………. ili ……………. ilçesi Darıca mahallesi …………… ada ……….. nolu parseldeki taşınmazın davalı tarafından yapılan el atmanın önlenmesine,

Toplam 2.117,33 TL ecrimisilin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziile birliktedavalıdanalınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,

Alınması gerekli 114,64 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 53,50 TL’nin mahsubu ile eksik 61,14 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, (tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla)

Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’ye göre hesaplanan ve daha az olamayacağından 2.180,00- TL nispi ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, (tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla)

Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’nin 13/2. Maddesi uyarınca 2.117,33 TL nispi ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,(tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla)

Davacı tarafından yapılan 21,15 TL başvurma harcı, 53,50 TL peşin harç, 185 TL tamamlama harcı, teligat, posta, keşif ve bilirkişi ücreti olmak üzere 2.546,10 TL toplam 2.805,75 TL yargılama giderinden kabul red oranına göre 533,10 TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan 2.272,65 TL’nin davacı üzerinde bırakılmasına, (tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla)

Davalı tarafından yapılan 49 TL temyiz karar harcı, 119 TL temyiz yoluna başvurma harcı, 235 Tl temyiz karar harcı, 123,60 TL temyiz yoluna başvurma harcı ve 120 TL posta gideri olmak üzere toplam 646,60 TL’nin kabul red oranına göre hesaplanan 523,75 TL’nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalan 122,85 TL’nin davalı üzerinde bırakılmasına,

Davacıdan peşin alınan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,

Dair, karar tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere davacı vekili ile davalının yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. ……………/…………../……….

Katip                                                                                                                                                                                              Hakim

Ecrimisil Davası Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Örneği: 

T.C.

…………..

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

ESAS NO :

KARAR NO :

KARAR:

…………………2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/……. Esas, 2018/……….. Karar sayılı dava dosyasında verilen Elatmanın Önlenmesi,yıkım ve ecrimisil talepli davada elatmanın önlenmesi davasının açılmamış sayılmasına, ecrimisil davasını reddine karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurması üzerine, dosyanın yapılan inceleme sonucunda;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :

İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle:müvekkili ile davalıların, ………….. ilçesi ……………. mahallesinde bulunan …………… ada …………… ve …………….. parsel, ……. ada …………….. ve …………… parsel sayılı taşınmazların müşterek maliki olduklarını, davalıların müvekkilinin hissesine düşen payını kullanmasına izin vermediklerini, bu nedenlerle,şimdilik 1.000,00.TL ecrimisil tazminatının davalılardan alınmasına, vaki el atmanın önlenmesini, taşınmazlar üzerine dikilen ………… fidanlarının sökülmesine ve yapılan muhtesatın yıkılmasına, molozların kaldırılmasına,karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davacı vekili …………… tarihli ………. nolu duruşmadaki imzalı beyanında, meni müdahale yönünden taleplerini atiye bıraktıklarını belirtmiş olup davalılarada bu davayı takip etmediklerini atiye bırakılmasını beyan etmişlerdir. Ayrıca davacı vekili ecrimisil davasını ıslah ederek bilirkişi raporuna göre hesaplanan …………..TL ecrimisil tutarına göre 1.000,00TL olarak açtıkları ecrimisil davasını 6.000,00.TL arttırarak tamamlama harcını dosyaya sunmuştur.

SAVUNMA : Davalılar cevap dilekçesinde özetle: Açılan haksız ve hukuksal dayanaktan yoksun davanın reddedilmesi gerektiğini. Dava konusu parsellerin babalarından miras kaldığını. 40 yıl önce babalarının sağlığında kardeşler arasında yapılan fiili ve rızai taksime uygun olarak kulllanıldığını. Davacının ecrimisil alacağı olmadığını. Davanın reddini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNDE İLERİ SÜRÜLEN DELİLLER: Tapu Kayıtları, tanık beyanı, keşif, bilirkişi incelemesi, zabıta araştırması, yemin.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: ………………… 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/………… Esas, 2018/………….. Karar sayılı kararında: Bilindiği üzere, gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, zilyet olmayan malikin, malik olmayan kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup, 08.03.1950 tarih 22/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır. Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira geliri karşılığı zarardır. Bu nedenle, haksız işgalden doğan normal kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan ve kullanmadan kaynaklanan olumlu zarar ile malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda (olumsuz zarar) ecrimisilin kapsamını belirler. Haksız işgal, haksız eylem niteliğindedir. (YHGK’nun 25.02.2004 gün ve 2004/1-120-96 sayılı kararı) 25.05.1938 tarih ve 29/10 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ve Yargıtay’ın aynı yoldaki yerleşmiş içtihatları uyarınca ecrimisil davaları beş yıllık zamanaşımına tabi olup bu beş yıllık süre dava tarihinden geriye doğru işlemeye başlar. Dava tarihi ……………. olup davacı dava konusu taşınmazları ………………. tarihinde satın almıştır. Davacıdan önce dava konusu taşınmazlarda davacıya ait hisselerin maliki davacının babasıdır. Davalılar her ne kadar fiili taksim yapıldığını iddia etmiş iseler de bu iddiaları kanıtlanamamıştır. İspatın konusunu tarafların üzerinde anlaşamadıkları ve uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek çekişmeli vakıalar oluşturur. HMK’nun ispat yükünü düzenleyen 190. maddesine göre ispat yükü; kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanunun belirli delillerle ispatını emrettiği hususlar, başka delillerle ispat edilemez. Somut olayda davacı taraf dava konusu taşınmazların davalılar tarafından haksız olarak kullanıldığını ispatlayamamıştır. Açıklanan nedenlerle mahkememizce davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAFA BAŞVURAN TARAF ve İSTİNAF SEBEP VE GEREKÇESİ:

Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle: Davalıların fiili taksim yapıldığı iddia etmişler ise de; bu iddiaların kanıtlanamadığı gerekçesi ile reddedildiğini. Mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu. Yerel mahkemenin tespitine göre; dava konusu taşınmazların taraflar arasında rizaen taksim edilmediğini. Her bir parselin 1/4 payı müvekkili davacıya ait olduğunu. Müvekkilinin kendi payının davacılar tarafından işlenmesine ve mahsulünün toplanarak tüketilmesine rıza göstermediğini. Yerel mahkemenin gerekçeli kararında çelişkiye düştüğünü. Mahkemenin dava konusu taşınmazlar yönünden taraflar arasında yapılmış fiili/rizai bir taksim olmadığı sonucuna varmasına rağmen, davacının haksız olarak kullanma olgusunu ispat edemediğinden bahisle davanın reddine karar verilmesinin çelişki doğurduğunu. ……… nolu parselde üç yılda bir mahsul toplamaya izin verildiğinin belirtildiğini. Dava konusu diğer parseller için hiç bir şekilde kullanıma ve mahsul toplamaya izin verilmediğini. Bu nedenle yerel mahkemenin kararının kaldırılmasını istinaf etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:………….. 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/…………. Esas, 2018/………….. Karar sayılı dava dosyasında verilen Elatmanın Önlenmesi,yıkım ve ecrimisil talepli davada elatmanın önlenmesi davasının açılmamış sayılmasına, ecrimisil davasını reddine karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurması üzerine, dosyanın yapılan inceleme sonucunda;

Dava, Elatmanın Önlenmesi,yıkım ve ecrimisil talebine ilişkindir.

Davacı vekili, ………….. ilçesi Çınarlık mahallesinde bulunan ………….. ada ………. ve ………….. parsel, …………… ada …………… ve …………… parsel sayılı taşınmazların müşterek maliki olduklarını, davalıların müvekkilinin hissesine düşen payını kullanmasına izin vermediklerini, bu nedenlerle şimdilik 1.000,00.TL ecrimisil tazminatın davalılaradna tahsiline, vaki el atmanın önlenmesini, fidanların sökülmesine ve yapılan muhtesatın yıkılmasına, molozların kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.

Davacı vekili ………………. tarihli …… nolu duruşmada imzalı beyanında, meni müdahale yönünden taleplerini atiye bıraktıklarını belirtmiş olup davalılarada bu davayı takip etmediklerini atiye bırakılmasını beyan etmişlerdir.

Davalılar; davanın reddini savunmuştur. Mahkemece,davacı taraf el atmanın önlenmesi davasını takip etmemesi üzerine elatmanın önlenmesi davasının açılmamış sayılmasına, ecrimisil davasının da reddine karar verilmiştir.

Hükmü, davacı vekili istinaf başvurusu ile itiraz etmiştir.

6100 sayılı HMK’nun 355. maddesi uyarınca “İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak, Bölge Adliye Mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir.” HMK’nun 357. maddesi uyarınca da “İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz.” hususları dikkate alınmıştır.

Dosya içeriği, toplanan deliller ve istinaf itiraz başvurusu birlikte değerlendirildiğinde, ilk derece mahkemesince, Dava tarihi ………….. olup davacı dava konusu taşınmazları ………… tarihinde tapuda satın almıştır. Davacıdan önce dava konusu taşınmazlarda davacıya ait hisselerin maliki davacının babasıdır. İspatın konusunu tarafların üzerinde anlaşamadıkları ve uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek çekişmeli vakıalar oluşturur. HMK’nun ispat yükünü düzenleyen 190. maddesine göre ispat yükü; kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanunun belirli delillerle ispatını emrettiği hususlar, başka delillerle ispat edilemez. Somut olayda davacı taraf dava konusu taşınmazların davalılar tarafından haksız olarak kullanıldığını ispatlayamadığı gerekçesi ile açıklanan nedenlerle mahkemece ecrimisil davasının reddine, el atmanın önlenmesi talebi açısından ise davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları delillere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hakiminin objektif, mantıksal ve hayatın olağan akışına uygun, dosyadaki delillerle çelişmeyen tespit ve değerlendirmesine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, HMK’nun 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve re’sen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varıldığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nun 353/1-b-1 bendi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmış olup, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK.nun 353/(1)-b-1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-Davacı tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

3-İstinaf başvurusu ile birlikte yatırılan gider avansından, kullanılmayan kısmın HMK.nın 333. maddesi gereğince karar kesinleştiğinde yatıran ilgili tarafa iadesine,

4-Davacıdan alınan istinaf karar harcı yeterli olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına,

5-İşbu kesin kararın hukuki bilgilendirme hakkı kapsamında taraflara İLK DERECE MAHKEMESİNCE TEBLİĞİNE,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oybirliği ile dava değeri temyiz sınırı altında kaldığından HMK.nun 362/(1)-a maddesine göre kesin olarak karar verildi. ……../………/……….

Yazar: admin

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir